Yozgat’ın Büyükincirli köyünden İbrahimoğulları sülalesinden Ali Efendi’nin oğlu olarak 1863 yılında doğan Mehmed Nuri, tahsilini Hacı Bektaş Rüştiyesinde yapmıştır. Hayatını imamlık yaparak geçiren şair 1922 yılında vefat etmiştir (Göksoy 1984: 27).
Şiirlerini bir defterde toplayan Mehmed Nuri, aruz ve hece veznini kullanarak tertip ettiği bu şiir defterini çocuklarına bırakmış, onlar da yayımlamayı veya yayımlatmayı düşünmediklerinden şairimiz günümüze kadar adeta unutulmuştur. Şairin oğlu Kasım Efendi’deki defteri çok yakın zamanda ortaya çıkmış ve bazı şiirleri yayımlanabilmiştir. Mehmed Nuri, medreselerde tahsil gören, aruz ve hece veznini birlikte kullanarak şiirler yazan diğer Yozgatlı şairlerden farklı bir özellik taşımamaktadır. Şiirlerindeki konu ve şekil hemen hemen onlarınkiler ile aynıdır.
Eserlerinden Örnekler
İlahi
Nefs elinden yandı canım ya İlâhi kıl medet
Ben fakir-i nâtüvanım ya İlâhi kıl medet
Bir kelâm için müdam dil bülbülü eyler neva
Söylemez gonca dehanım ya İlâhi kıl medet
Olmuşam Mecnun’u bir kerre visaliyle n’olur
Lutf ede Leylâ civanım ya İlâhi kıl medet
Düşmüşem bu gurbete yardan oldum vait
Gurbetin vare cananım ya İlâhi kıl medet
Firkat-i dildar ile Nuri kulun der supuşa
Artmasın böyle figanım ya İlâhi kıl medet
Göksoy, Yılmaz (1984). “Mehmet Nuri.” Erciyes. Ocak. 7 (73): 27.
Kaynakça
GÖKSOY, Y. (1984). “Mehmet Nuri.”. Erciyes. Ocak. 7 (73): 27.
OĞUZ, M. Ö. (1994). Yozgat’ta Halk Şairliğinin Dünü ve Bugünü. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.
Bu madde, Mehmet Öcal OĞUZ, "MEHMED NURİ", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/mehmed-nuri adresinden Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü tarafından verilen izinle alınmıştır.